Sevgili
Şebnem, hani sen Murat Başoğlu ile Kanal D’de Sabah Şekerleri’ni sunardın
hatırlıyor musun? İşte o yıllarda biz de seni izlerdik sabahları. O zamanlar
Sabah Şekerleri ne güzeldi bilirsin. Arada böyle fax falan okurdunuz. İbrahim
Erkal vb. konuklarınız olurdu. Biz de beklerdik ekran karşısında, beklerdik ki
Çelik’in Yaman Sevda albümünden herhangi bir şarkıya çektiği klibi koyun,
beklerdik ki Mustafa Sandal’ın müthiş albümü Gölgede Aynı’dan bahsedin. Ama
bahsetmezdiniz anasını satayım. Giderdiniz Emel’in Hovarda klibini koyardınız.
Ece Erken diye bir şahıs olduysa bu sizin koymadığınız o klipler sayesindedir.
O kız gitti Show Tv’de Klip 98- 99- 2000 diye programlar yaptı sizin
yüzünüzden.
Peki
bütün bu istediğimiz klipleri koymadığın halde seni neden izlerdik bilir misin
Şebnem? Çünkü allahıma yemin ederim beğenirdik seni. Çok beğenirdik. “Yüzü
güzel lan” derdik. Direk aşık olunacak kız modeliydin sen Şebnem. Bebeksi,
çocuksu ( Biz de çocuktuk ondan çocuksu tipleri beğeniyorduk). Ama kadınsı
değil lan valla değil. Saçlarına falan bakardık. Peki sen ne yaptın hatırlıyor
musun Şebnem? Hatırlıyorsun tabi. Neredeyse her gün “Üzülme” adlı şarkısını çok
sevdiğini beyan ettiğin Ferda Anıl Yarkın’ın aynı adlı şarkısında o yamuk
herifle kamera karşısına geçtin. Bizim seninle yapmak istediğimiz her şeyi o
klipte Ferda ile yaptın, Anıl ile yaptın. İkisini ayrı adam sayacak kadar üzdün
bizi. Sonra da duyduk ki klipteki yakınlaşmalar normal hayatınıza da sirayet
etmiş. Akabinde de Ferda ile ilişkisi var konumuna geçmişsin. Bunlar yetmezmiş
gibi Sabah Şekerleri’ni de bıraktın. Ferda için mi yaptın Şebnem? Ne buldun lan
onda. Bunca çocuğu üzecek ne vardı o adamda.
Bir
şey yoktu anlaşılan. Çünkü Ferda’nın Ferda olduğu 90’lı yıllar bitince Ferda
dahil herkesi doksanlarda bırakıp 2000’lere açtın kollarını. Biz o zamanlar
hâlâ 1989’da ya da başka bir 13 aylı yıldaydık. Bir baktık sen Kolay Para adlı
kötü bir filmdesin. Orada memelerin falan görünüyor dediler. Toplanıp karar aldık
çocukluk arkadaşlarıyla, “Bakmıycaz” dedik ve bakmadık. Bak mesela o çocuklar
içinde Soner vardı. Şöyle demişti bir keresinde “Var ya Şebnem karşımda
çırılçıplak dursa ben yine onun yüzüne bakardım” 8 yaşındaki çocuklar bu
durumdaydı senin için.
Neyse.
Kolay Para’nın ardından Neredesin Firuze’de gördük seni. Bak var ya Özcan
Deniz’i hayatımızda ilk kez anladık. Ne ilk albümündeki “Aman Aman” şarkısıydı
Özcan’ı Özcan yapan ne de “Ya Sonra” adlı tarak gibi filmi. O çocuk da aynen
bizim gibi sevdi lan o filmde seni. Bizim bu memleketin sinemasında en ciddi
empatiyi kurduğumuz karakter Neredesin Firuze’deki Ferhat oldu bu yüzden. Yani
senin yüzden.
Sonra
yine duyduk ki o filmin yönetmeni ile evlenmişsin. Bizim de yaş itibarıyla sana
olan ilgimiz azalmışken yaptın bu hamleyi ( Sana bağlanma yaş aralığı 8-16’dır Şebnem,
sonra gerçek kadınları tanıyorsun zira. Onlar ne “Üzülme” klibindeki sen kadar
duygusal ve şefkatli ne de Sabah Şekerleri’ndeki sen gibi tatlı ve sempatikler.
Onlar öyleler işte. Ne yapacağını bilemediğinde soyunan, ayna karşısında çok
zaman harcayan insanlar). Mutluluklar diledik sana. (Bir ara boşandığını da
duyduk ama çok da sallamadık. Ne fark ederdi ki artık?) Sonuna kadar zorladığın
oyunculukta elbette başarısızdın. Dizilerde ya da Hacivat ve Karagöz’de de
gördük bunu. Ama biz zaten oyunculuk aramıyorduk ki sende Şebnem. Sen
arıyordun. Biz seni ne Ferda’ya gittiğin için ne de ünlü ve oyuncu kalmak için
bu kadar çaba sarf ettiğin için sevdik. Biz seni sadece göt kadar stüdyoda o
çatlak ve şahane sesinle fax okuyup öpücük gönderdiğin için sevdik. Sen gittin,
hep onlara gittin. Ama biz seni o ekranda, o öpücükle bıraktık ve unutmadık
Şebnem, hiç unutmadık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder